16 Şubat 2017 Perşembe

Acıklı sözler

acıklı sözler
Acıklı sözler

Varlığınla başlayan bir günün yokçuluğunla bitmesine alışamadım aklımda olduğunun yarısı kadar yanımda olsaydın hiç sensiz kalmazdım.

Ona sarılıp, kulağına dakikalarca ‘beni hiç bırakma’ diye fısıldamak istiyorum.

Çocuk olsam yeniden. Bir tek düştüğüm için acısa içim ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece.

Duruyorsam sebebi var. Susuyorsam nedeni var. Herkes rahat olsun her şeyin bir zamanı var.

Ey Hayat! Daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim senin uğruna kaybettiklerimin bedelini.

Bir gül olmak isterdim! Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için?

Uğrunda ölmedim! Uğrunda ölünecek sandığım biri için yaşadım hep.

Herkes dostum olamaz! Hayat benim kimse karışamaz, aşka gelince bir kere sevdim bir daha işim olmaz.

İtle köpekle uğraşacak vaktim olsaydı veteriner olur, insan gibi görünen hayvanları tedavi ederdim.

Bir süre sonra anladım ki; vazgeçilmez olan sen değilsin. Vazgeçmeyi bilmeyen benim.

Uzatma ellerini. Uzak olsun, istemez. Benden aldıklarını vermeye gücün yetmez. Seni en çok hak edene değil, sefil edene gidiyor bu yürek.

Boş yere canı yanmaz insanın. Ya bir eksiklik vardır geleceğe dair ya da bir fazlalık geçmişten gelen.

Kimseye dur diyemem, huyum böyle giden için üzülemem! O, bensizliği seçiyorsa, bende onsuzluktan bir şey kaybetmem.

Değer verdiğin insanların verdiğin değere layık olmadıklarını anlarsan, sakın sen üzülme, bırak layık olamadıkları için onlar üzülsün.

Unutma ki; nefret ve kinin ertesi pişmanlıktır. Ve her canlıya ölüm vardır. İnsan ölür ama ölmeyen insanlıktır.

Seni aklıma getirecek o kadar çok şey varken, seni yanıma getirecek hiç bir şey yok.

Aramızda bir harfin lazımı olur sevgilim? Ha g’ittin’ Ha ‘ittin’. Bir köpeğin dostluğu, bir dostun köpekliğinden iyidir.

Sakın yanlış anlama kendimi yitirmiş değilim. Sadece sende kayboldum o kadar.

Duyduğuma göre benden nefret ediyormuşsun? Seni düşünecek vaktim olsaydı inan bende senden nefret ederdim.

Mendil satan çocuğun burnunu koluyla silmesi kadar acımasız bu hayat.

Sevmek mi? Hiç duymadım ki. Gülmek mi? Çoktan unuttum. Yaşamak mı? Oda ne. Aşk mı? Büyük bir yalan. Yalnızlık mı? İşte o benim dünyam!

Ne güneşi istiyorum karanlığıma, ne de yıldızları istiyorum gece yarılarında. Çok değil, bir tek seni istiyorum yalnızlığıma.

Unutulduğunu sandığın her dakikam seni düşünmekle geçti yokluğunda, ne kadar istesem de arayamadım, istemediğini düşünerek. Sanki anlamsız olan her şey beni buldu sensiz. Benim için mutluluğun anlamı sensin, sensiz mutluluk sensiz huzur olamaz inan. Dön ve bana hayat ver, ben bitmeden beni bul. Hiç bir şey için ne olursa olsun mecbur değiliz ayrılığa güzelim… Asla unutulmadın.

Severek ayrılanlar bilirler ayrılığı. Sen benim ruh eşimsin unutmuş olsan hissederdin unutmuş olsan yanımda durmazdı her sabah hayalin. Seni görmek için geri geldim sen gideli çok olmuş nereye gidersen git çantanda bir resmim aklında gülüşüm olsun ben seni gerçekten sevdim bitmez demiştim.

Sebepsiz yere ağlamak istedin mi hiç ağlarken boğazına bir düğüm saplandı mı yanağından süzülüp yüreğine düşen her damlada seni seviyorum diye haykırmak geldi mi içinden sevdiğine şimdi de ağlıyorum sevdiğim ama sana değil bir kalemde sildiğin aşkımıza ağlıyorum seni sevdiğim için özür dilerim.

Beni sana bıraktılar bir gece yarısı; sen koskocaman bir şehirsin kalbimde öylesine kalabalık öylesine dolu. Kimi zaman deprem kimi zaman selsin, istesen ilkbahar getirirsin sen bir tanemsin. Duyguların çeşit bin türlü insan gibi her biriyle tanışmak istesem ömrüm yetmeyecek diye korkarım, seni sokak sokak gezsem bitirmekten korkarım. Koskoca şehirde yalnızım. Ya beni bende bul hiç kaybetme, ya da beni bırak kendi kendime kaybolup yok olayım.

Çok uzaktasın beni duymazsın unuttun belki de hatırlamazsın hani derdin ya sen bir tanesin bir tanen burada sen neredesin?

Seni yüreğimin derinlerine attım. Üzerine çelik kapılar kapattım. Beni öyle incittin ki seninle olan iyi hatıraları (istediğim halde)bile hatırlayamıyorum. Sen cezanı kendi kendine verdin.

Hayatta onunla yaşayabileceğin biriyle değil, onsuz yaşayamayacağın biriyle ol… Gelip boşluk dolduranlardan değil gittiğinde yeri dolmayanlardan olsun olur mu? Sence 

Seni sevmem için seni daha iyi tanımam lazım sana sevgimi belli etmek için beklemen lazım sevmek ölmekse benim ölmem lazım. 

En acıklı sözler 2017

Sensiz geçen zaman bana zehir oldu, senin yokluğun benim sonum oldu. Güneş doğmaz, günler geçmez oldu, anladım ki bu yaşam sensiz geçmez oldu ay yüzlüm. 

Ayrılığın bedelini binlerce kez çekerek ödedim… Bu şehirleri bu sokakları adım adım milim milim boynu bükük gezdim. Şu an ne haldeyim ne dertteyim nerden bileceksin be GÜLÜM… Onun için en son dileğim seni son kez ölmeden göreyim. 

Sebepsiz yere ağlamak istedin mi hiç ağlarken boğazına bir düğüm saplandı mı yanağından süzülüp yüreğine düşen her damlada seni seviyorum diye haykırmak geldi mi içinden sevdiğine şimdi de ağlıyorum sevdiğim ama sana değil bir kalemde sildiğin aşkımıza ağlıyorum seni sevdiğim için özür dilerim. 

Sensiz geçen zaman bana zehir oldu, senin yokluğun benim sonum oldu. Güneş doğmaz, günler geçmez oldu, anladım ki bu yaşam sensiz geçmez oldu ay yüzlüm. 

Hep şerefe diyip kaldırırdın kadehi, ben ise hep mutluluğa kaldırırdım. Senin şerefe ihtiyacın vardı, benim ise mutluluğa. 

Bisiklet sürmek gibidir aşk, düşe kalka öğrenirsin. Öğrendiğinde denediğin ilk şey “ellerini” bırakmak olur… 

Toprak, sevdiklerimizi aldığı için mi böyle güzel kokar? 

Belki yağmura gerek kalmazdı insanlar bu kadar kirli olmasaydı. 

Sevdiklerinizi incitmeyin. Çünkü onları bir gün incitmek için bile bulamayabilirsiniz 

En tatlı şarkılar en acı duyguları dile getirenlerdir.En tatlı şarkılar en acı duyguları dile getirenlerdir. 

O nasıl? diye soruyorlar. Öldü galiba diyorum, çünkü ömrü yettiği kadar yanımda olacaktı. 

Sanki tüm hayatım boyunca yanlış melodiyle dans etmiş gibiyim. 

Eski yaralarımızın acılarını dindirecek şefkatli bir el beklerken, yeni yaralar sahibi olduk. 

Anlatamıyorum ki ben derdimi, gözlerine bakıp konuşamıyorum ki. 

Ve sen yıllardır içinde yaşadığın yürekten, valizler dolusu anılarla kendi yalnızlığına taşınırsın. 

Aldırma söylenenlere: Varsın, görenler seni bir ot sansın. Sen gül ol da, uğruna ötmeyen bülbül utansın. 

Seni kimsenin üzmesine izin vermeyeceğim dediğinde, “Bunu kendim yapacağım” demek istediğini anlamamışım. 

Sana hayvan dediğimde hayvanlar alınmıyor da sendeki bu tavır neyin nesi?Sana hayvan dediğimde hayvanlar alınmıyor da sendeki bu tavır neyin nesi? 

Hala bilmiyordun sevgilim ben sende bütün aşklarımı temize çektim. Anladığında yapacak tek şey kalmıştı sana, bütün kazananlar gibi terk ettin. 

Bilir misin bende paylaşmak nedir? Nefesin kesilirse al canım senindir! Gittiğin yol uçurumsa sen geri dön bebeğim… O ilk adım benimdir…

Boşluğunu dolduramaz kimse demiştim giderken. Gelme. Sana bol gelecek artık bu aşk! 

Daha kaç gecemiz var, birbirimize sarılmadan geçireceğimiz? Kaç sabaha daha, hayatımda olmadığını hatırlayarak uyanacağım? 

Yarı yolda bırakmışım. Nankör olma yarı yola kadar getiren benim 

Herkes güzel bir hikayenin konusu olabilir ama bu mutlu olacağı anlamına gelmez. 

Bazı insanlar yağmuru hisseder. Diğerleri ise sadece ıslanır.

Gerçekten seven insan hiçbir şeyi mazeret etmemeli. Seviyorsa söyleyebilmeli, söyleyemiyorsa sevmiyordur bitti. 

Sadece mutlu olmayı isteseydik olurduk ama biz hep diğerlerinden daha fazla mutlu olmayı istedik ve hep diğerlerinin daha mutlu olduğunu zannettik. 

Tenine dokunmadan, avuçlarını kavramadan da seni sevebilirim. Çünkü istediğim tenin değil, yüreğin. 

Yürek söz vermişse dönülmez. Yare gönül vermişse inkar edilmez. Bizde yürek zedelenir ama sevgiliye ihanet edilmez. 

Ağacın yaprakları gibi döküldük seninle ayrı yerlere. Oysa ne hayaller kurmuştuk aynı dalın üzerinde. 

Birisini unutmak zorundaysanız, bunu sindire sindire yapın. Çünkü aklın zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir.

Sensiz geçen zaman bana zehir oldu, senin yokluğun benim sonum oldu. Güneş doğmaz, günler geçmez oldu, anladım ki bu yaşam sensiz geçmez oldu ay yüzlüm.

Seni sevdim ne yazık ki söyleyemedim. Sen bir umuttun yüreğimde büyüttüğüm. Bazen karanlık gökyüzünde ışıldayan bir yıldız, bazen de göremediğim masum bir melektin. Ben se seni senden habersiz seven biriydim…

Umutsuzluğu ihraç eden birçok ülkenin herhangi bir şehrinde bıraktım seni, inzivaya çekilmiş bu hikayenin hüzün dolu tetiğini çoktan çektim, seni öldüreli çok oldu.

Ay ağlıyor sevip de kavuşamayanlar için. Yıldızlar şarkı söylüyor sevip de sevilmeyenler için bende ağlıyorum sevip de kavuşamadığım askım için.

Ayrılığın bedelini binlerce kez çekerek ödedim… Bu şehirleri bu sokakları adım adım milim milim boynu bükük gezdim. Şu an ne haldeyim ne dertteyim nereden bileceksin be gülüm… Onun için en son dileğim seni son kez ölmeden göreyim.

Yeni acıklı sözler

Acı sözler

acı sözler

Uzatma ellerini. Uzak olsun, istemez. Benden aldıklarını vermeye gücün yetmez. 

Seni en çok hak edene değil, sefil edene gidiyor bu yürek.

Boş yere canı yanmaz insanın. Ya bir eksiklik vardır geleceğe dair yada bir fazlalık geçmişten gelen.

 Kimseye dur diyemem, huyum böyle giden için üzülemem! O, bensizliği seçiyorsa, bende onsuzluktan bir şey kaybetmem.

Değer verdiğin insanların verdiğin değere layık olmadıklarını anlarsan, sakın sen üzülme, bırak layık olamadıkları için onlar üzülsün. 

Unutma ki; Nefret ve Kin’in ertesi pişmanlıktır. Ve her canlıya ölüm vardır. İnsan ölür ama ölmeyen insanlıktır.

Seni aklıma getirecek o kadar çok şey varken, seni yanıma getirecek hiç bir şey yok. 

Aramızda bir harfin lazımı olur sevgilim? Ha g’ittin’ Ha ‘ittin’.

Bir köpeğin dostluğu, bir dotsun köpekliğinden iyidir. 

Ona sarılıp, kulağına dakikalarca ‘beni hiç bırakma’ diye fısıldamak istiyorum.

Sakın yalnış anlama kendimi yitirmiş değilim. Sadece sende kayboldum o kadar. 

Duyduğuma göre benden nefret ediyormuşsun? Seni düşünecek vaktim olsaydı inan bende senden nefret ederdim.

Sevmek mi? Hiç duymadım ki. Gülmek mi? Çoktan unuttum. Yaşamak mı? Oda ne. Aşk mı? Büyük bir yalan. Yanlızlık mı? İşte o benim dünyam! 

Ne güneşi istiyorum karanlığıma, ne de yıldızları istiyorum gece yarılarında. Çok değil, birtek seni istiyorum yalnızlığıma.

Hep şerefe diyip kaldırırdın kadehi, ben ise hep mutluluğa kaldırırdım. Senin şerefe ihtiyacın vardı, benim ise mutluluğa.

Gönül kɑpılɑrımı sonunɑ kɑdɑr ɑçtım. Kɑderime söz verdim seni ɑlnımɑ yɑzdım. Aşkın bir ɑlev olsɑ yɑkɑr mı bu cɑnımı? Uzɑnɑmɑm ben sɑnɑ bu ɑcıtır cɑnımı.

Üç kelimeden fazla gelemedim sana, aşk’tın acı’m oldun… (Alaattin Çağıl) 

Ne zor değil mi yüreğinde aşk diye taşıdığına yabancı olmak. (Alaattin Çağıl)

Aynı kitɑplɑrı okur, ɑynı filmleri izler, ɑynı müzikleri dinlerdik. Herkesten fɑrklıydık biz, biz gerçekten ɑyrıydık. Şimdi ne okusɑm, ne izlesem, ne dinlesem hemen elim telefonɑ gidiyor sonrɑ o eskidendi diyorum çünkü biz ɑrtık gerçekten ɑyrıydık. 

Ağlɑmɑ ɑnne benim için ɑğlɑmɑ, bende herkes kɑdɑr ɑldım ɑcılɑrdɑn. Ağlɑmɑ ɑnne benim için ɑğlɑmɑ bende herkes kɑdɑr yɑndım.

Kɑpɑlıydı kɑpılɑr, perdeler örtük silɑh sesleri uzɑktɑ boğuk boğuk bir yüzüm ɑyrılığɑ, bir yüzüm hɑyɑtɑ dönük bu gün de ölmedim ɑnne. 

Ve bir gün her şeye sen de ɑlışɑcɑksın. Dilin vɑrmɑyɑcɑk yɑlnızım demeye. Unut ɑrtık bildiğin bütün şɑrkılɑrı. Yɑlnız yɑşɑ ve hɑzırlɑn yɑlnız ölmeye…

Keşke yɑlnızlığım kɑdɑr yɑnımdɑ olsɑydın keşke yɑlnızlığımlɑ pɑylɑştığımı seninle pɑylɑşsɑydım keşke senin ɑdın yɑlnızlık olsɑydı ve ben hep yɑlnız kɑlsɑydım. 

Ağlɑ yɑrɑlı kɑlbim, her şey yɑlɑn ɑğlɑ, bir ɑvuç küldür elde kɑlɑn. Artık sɑvrulup gitsen de rüzgârɑ ɑğlɑ, mɑzidir şimdi senin olɑn. Yɑrɑlı yɑrɑlı kɑlbim dokunduğun el yɑlɑn, sɑkındığın gül yɑlɑn, sel ɑkɑr kum olur geriye kɑlɑn.

Gözlerine bɑktığımdɑki hissettiğim duygunun..Allɑh belɑsını versin… 

Nikâh mɑsɑsınɑ oturdun işte, dɑyɑnmɑk çok zormuş böyle sevince, sɑnɑ mutluluklɑr, sözüm kɑrdeşçe, ɑt ɑrtık imzɑnı, git bir ɑn önce.

Seni sevdiğimi ihbɑr etmişler ɑyrılığɑ Geçen gün yokluğun esir ɑldı beni Birçok şɑhidim vɑrdı ɑmɑ gözlerim tɑnıklık yɑptı ɑleyhime Bu gün hüküm giydim yɑlnızlığɑ www.neguzelsozler.com Acılɑrın hücresine kɑpɑttılɑr beni Ve bir tek sensizlik geliyor ziyɑretime Sɑbır!!! 

Bakma bu kadar hüzünlü şeyler yazdığıma ben hep gülerim ve gülerken kimse yalan olduğunu anlamaz.

Dünya unutursa dönmeyi, rüzgar unutursa esmeyi, aşıklar unutursa sevmeyi, belki o zaman unuturum seni. 

Ey sevgili sen nereden bileceksin ki her gece seni silahımın jarjörüne doldurup defalarca yüreğime sıktığımı. Söyle nereden bileceksin?

Şimdi sen hiç gelmeyecek güzel günlere olan inancım, doğmayacak çocuklarımın annesi, yazılmamış bir romanın hiç görünmeyen karakterisin. Sen, olmayacak dualarımın en derinden gelen amin’isin.. 

Şu anda uğruna ağladığınız kişi bir başkasıyla gülüyor..

Bilir misin en sevdiğinin nefes aldığı bir şehre en sevilmeyen olarak uyanmanın verdiği acıyı? 

Şimdi söndü ışık sustu dudɑğımdɑki sen çɑlɑn ıslık. Dünyɑ ɑhiret ɑcımsın ɑrtık.

Bir göz bir göze neler ɑnlɑtır bilmem ɑmɑ; bir söz bir gözü yıllɑrcɑ ɑğlɑtır. 

Dokunamadığım.. Göremediğim.. Dindiremediğim bir acı taşıyor yüreğim. Biraz yalnızlık, biraz hüzün, biraz çaresizlik…

Bir an için gördüğün ve bir daha hiç görmeyeceğin bir yüz neden dünyayı daha hüzünlü bir yer yapar.

 Acı çekmek bir şey değil ama neyin acısını çektiğini bilmemek kahrediyor adamı.

“O yüreğindeki acı mı?” diye sordular… Hafifçe tebessüm ettim; “Hayır” dedim. “O benim imtihanım !” 

Bir süre sonra anladım ki; Vazgeçilmez olan sen değilsin. Vazgeçmeyi bilmeyen benim.

İnsanların arkasından konuşabilen üç kuruşluk insanlara bir tek sözüm var; Bozuk para daima ses çıkarır. 

O gitti bir daha dönmez artık. Bilmez acı çektiğimi, bilmez onsuz hayallerde yaşadığımı, bilmez yüzümdeki gülücüklerin sahte olduğunu.

Sevenler değer bilseydi eğer bu dünya cennet olurdu güzelim. 
Her bir yaranın merhemi bulunur! Dertler çeke çeke kader unutulur!

Sebepsiz gidişlerin mahkumuyken firari yüreğim vuslatın sonu kavuşmaksa eğer her anına eyvallah. SEVGİLİM. 

Erkeklerin kalbi pazar gibidir giren çıkan belli olmaz. Kızların kalbi mezar gibidir giren birdaha çıkmaz.

Seni seviyorum diyenin aşkından şüphe et. Çünkü; Aşk sensiz ve dilsizdir. 

Gözlerinde hayat bulur gözlerim hep seninle olmak ister kalbim.

Neden sevgililer günü var da yalnızlar günü yok? Biz daha kalabalığız.

Seni seviyorum diyen dillere değil, senin için ağlayan gözlere inan.

Ecelle sözlü kaderle nişanlıyız! Tesadüfen doğduk ama yaşamak zorundayız! 

Yalan dünyanın ipine takılmışız, kurtulalım derken hep dolanmışız!

Sevmek bazen insana acı verir. 

Bana yaşattıklarının hepsini inşallah sen de bir gün yaşar ve beni o zaman anlarsın.

Kimseyi gözyaşlarınızı yorganın altında pijamanızın koluyla silecek kadar sevmeyin. 

Ve öyle bir konuş ki bir şehir gibi mesela istanbul gibi de ki ölümüne kadar seveceğim seni.

Beni hep yanlış anladın zaten sen. ‘Geleceğim’ ol demiştim, ‘gel ecelim’ ol değil. 

Sevmek; saatlerce öpüşmek değil. Öpmek için saatlerce düşünmektir.

Ne çok isterdim bir atkı olmayı üşüdüğünde boynuna sarılmayı benimki de hayal işte. 

Önce sevdiğin terk eder seni ardından uykun.

Sonra ne sevdiğin gelir ne uykun! Şu dünyada iki tane kör gördüm biri biri seni sevipte görmeyen sen biride senden başkasını görmeyen ben. 

Öpüşmenin aşk sanıldığı bu devirde yanlızlığımla gurur duyuyorum.

Sev ama mevsimlik olmasın! Yazın açıp, kışın solmasın. 

Ve bazıları yokken bile vardır. Fazlasıyla.

Beni bırakıpta terk edenleri ne olursa olsun unutacağım. Aşkıma karşılık vermeyenleri bende onlar gibi bırakacağım. 

Sırtından vurana kızma, ona güvenip arkanı dönen sensin. Arkandan konuşana da darılma, onu insan yerine koyan yine sensin.

Bağlanmayacaksın bir şeye, öyle körü körüne. “O olmazsa yaşayamam.” demeyeceksin. Demeyeceksin işte. Yaşarsın çünkü. 

Her tesadüf bir başlangıçtır; finali sen oynarsın, perdeyi kader kapatır.

Seni affedecek kadar olgunum ama tekrar güvenecek kadar aptal değilim. 

Kendi kendime konuştuğum kadar, kimseyle konuşmuyorum. Sebep delilik değil, sadece bilirim ki insanı sadece en iyi kendi dinler.

Belki hiç birşey yolunda gitmedi ama; hiçbir şey de beni yolumdan etmedi! 

Sanmayın ki mutluyum. Attığım her adımda eceli bekliyorum, konuştugum her kelimede ölümü sayıklıyorum.

Nokta koyduysan bir kere, çevirmeyeceksin onu virgüle. Ne soru kalmalı ne de tek bir soru işareti geriye. 

Gerçekten seven insan hiçbir şeyi mazeret etmemeli. Seviyorsa söyleyebilmeli, söyleyemiyorsa sevmiyordur bitti.

Sadece mutlu olmayı isteseydik olurduk ama biz hep diğerlerinden daha fazla mutlu olmayı istedik ve hep diğerlerinin daha mutlu olduğunu zannettik.

Tenine dokunmadan, avuçlarını kavramadan da seni sevebilirim. Çünkü istediğim tenin değil, yüreğin.

Yürek söz vermişse dönülmez. Yâre gönül vermişse inkar edilmez. 

Bizde yürek zedelenir ama sevgiliye ihanet edilmez. Ağacın yaprakları gibi döküldük seninle ayrı yerlere. Oysa ne hayaller kurmuştuk aynı dalın üzerinde.

Birisini unutmak zorundaysanız, bunu sindire sindire yapın. Çünkü aklın zamansız öldürdükleri, yürekte amansız dirilir. 

Çocuk olsam yeniden. Bir tek düştüğüm için acısa içim, ve kalbim; çok koştuğum zaman çarpsa sadece.

Duruyorsam sebebi var. Susuyorsam nedeni var. Herkes rahat olsun her şeyin bir zamanı var. 

Ey Hayat! Daha fazla yorma beni. Ben fazlasıyla ödedim senin uğruna kaybettiklerimin bedelini.

Bir gül olmak isterdim! Neden mi? Beni koparıp kokladığında vücudunun derinliklerine girip bir daha oradan çıkmamak için? 

Uğrunda ölmedim! Uğrunda ölünecek sandığım biri için yaşadım hep.

Herkes dostum olamaz! Hayat benim kimse karışamaz, aşka gelince bir kere sevdim bir daha işim olmaz. 

İtle köpekle uğraşacak vaktim olsaydı veteriner olur, insan gibi görünen hayvanları tedavi ederdim.